neyi, kimi?
Başı önde düşünüyordu. Şaka yapmanın sırası mıydı acaba? Hayır durum ciddiydi. Bu muhakemeyi yaparken kime göre neye göre diye düşünüp tekrar gülümsedi. 'Sorumluluk alma' fikri korkutuyordu onu ama nasıl yapacağını bile bilmiyordu. Belki bilse korkusu hafiflerdi. Tek bildiği bir işe girip tutunup her ay kendi geçimini sağlamaktı. Aslında kendi geçimini sağladıktan sonra herhangi bir sorun kalmayacak gibiydi. Ama gerçekten de öyle miydi? Hayat böyle miydi? Ne zaman 'Artık rahatım.' dedirtmişti ki? Hayat her zaman başını suyun üstüne çıkarmaya çalışıp çıkarttıktan sonra tekrar batınca tekrar çıkarmaya çalışma döngüsü gibi değil miydi? Keskin bir virajda gibi hissediyordu. Artık 'kaçmalar' pek işe yaramıyordu galiba. Mental gücü onu ne kadar götürecekti acaba? Sorun neydi? Ne eksikti? Bahane olan neydi? Neyi yanlış biliyor; neyi yanlış yapıyordu? Çözmeyi çok istiyor, her şeyi deniyor ama sonuca varamıyordu. Artık düştüğünde kalkmayı biliyor gibiydi. Ama artık bir şeyler için çok fazla düşüp kalkmaya zamanı yok gibiydi. Neden böyle düşünüyordu? Haklılar mıydı? Kim haklıydı? Haklı var mıydı?
Hayal gücü yoktu. Ölmüştü belki de. Acaba fazla mı zekiydi? Bunu düşünmek onu bencil ve kibirli yapar mıydı? Bilmiyordu. Dayanakları vardı. Küçükken herkes onun çok zeki olduğunu söylerdi. Öyleyse şimdi o zeka niye işe yaramıyordu? İlkokuldaki öğretmenine soracaktı. Öğrenecekti neden böyle olduğunu. Çünkü mutlu değildi ve olamıyordu. Beceriksiz hissediyor ve öyle anlarda çok kötü hissediyordu. Ama fazla abarttığını da biliyordu. Yine şu an bir işi ve uğraştığı bir şey yoktu ve kendi hayatınını kazanamadan ailesinden geçiniyordu.
Ailesinin yanında çocuk gibi oluyordu. Onları çok seviyordu. Her şeyden çok seviyordu. Onlardan ayrı kalmaya dayanamıyordu. Düşündüğü kadar özgürlüğüne düşkün, yalnız kalmak isteyen biri değildi galiba. Ailesinin yanında çok mutlu oluyordu. Ne gerekiyordu? Ne istiyordu? Nerede çalışmak istiyordu? Nereden para kazanabilirdi? Neredeeeeeeeeeeeennnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn?
Yorumlar
Yorum Gönder